Bu hafta biraz dertleşeceğim sizinle.
Sosyal medyada önüme düşen bir video beni çok rahatsız etti. Bir diyetisyen arkadaş videoda pancarla yapılan bir salatanın oruç sürecinde tok tutacağını anlatıyordu. Kafamda bir şimşek çaktı ve düşünmeye başladım. Buna bezer binlerce içerik var.
Şunu yersek susamayız, bunu yersek acıkmayız, şunu yaparsak çok rahat geçer…
Dedim ki, bu ibadetin de açığını bulmuşuz. Gerçekten hakkıyla yapabildiğimiz bir ibadet var mı diye merak etmeye başladım.
Ramazan’da da acıkmayacaksak, susamayacaksak, bu nimetlerin kıymetini anlamayacaksak neden oruç tutuyoruz? Aç kalmamak için türlü formüller uydurup yollar aramamızın sebebi nedir? Neden bu korku?
Bir de sonrası var. İftarda bir gelenek olmuş mükellef sofralar kurmak. Tüm gün “aç kalmış” bedenlerimizi ödüllendirmek için normal zamanda özenmediğimiz kadar çok özeniyoruz sofraya. Peki neden? Hak ettiğimiz için mi? Oruç bu mu?
Oruç, iftarla başlar. O nimetlere yeniden kavuştuğumuzda tavrımız ne olacak bu önemlidir. Yağsız, tuzsuz bir çorbanın bile ne kadar kıymetli olduğunu anlayıp şükredecek miyiz?
Oysa biz, sanki bir kürek mahkûmu olarak cezalandırılmışız da serbest bırakılmışız gibi saldırıyoruz türlü türlü yemeklere.
Oruç elbette bundan çok daha fazlasıdır. Ben yalnızca bu yönüne dikkat çekmek istedim. Din adamı değilim, ahkam kesmiyorum, sadece dertleşiyoruz. Allah kendi içtihadımı uygulayacak aklı vermişse düşünmekle mükellefim.
Naçizane görüşüm şudur; eğer Ramazan ayında kilo alıyorsak, bir şeyleri yanlış yapıyoruz demektir.
Gelelim iftarla sahur arasında izlenebilecek dizi ve film önerilerine.
Bu hafta inanç, direniş ve umut temalı yapımları seçtim. İslam’ın manevi boyutunu ve inançla mücadele eden insanların hikâyesini anlatan iki yapım öneriyorum.
Birincisi, modern dünyada inancın nasıl algılandığını ele alan bir dizi. Diğeri ise Filistin halkının yaşadığı zulmü ve direnişi anlatan etkileyici bir film.
Dizi Önerisi: Messiah (2020)
Modern dünyada bir peygamber çıksa, ona inanır mıydık? Yoksa onu bir sahtekâr mı sanırdık?
Messiah dizisi, tam da bu sorular etrafında şekilleniyor. Ortadoğu’da ortaya çıkan ve kendisinin ilahi bir mesaj taşıdığını iddia eden gizemli bir adam, hızla binlerce insanın ilgisini çekiyor. İnsanları peşinden sürüklüyor, mucizeler gibi görünen olaylara neden oluyor. Ancak CIA ve dünya liderleri için o, büyük bir tehdit.
Dizi, inanç ile şüphe arasındaki ince çizgide yürüyen, sürükleyici bir hikâye anlatıyor. Gerçekten bir peygamber mi, yoksa yalnızca iyi bir manipülatör mü? Bilinmezlik, karakterlerin ve izleyicinin zihninde büyüyor. Messiah, günümüz dünyasında inanç kavramını ve mucizelerin hâlâ mümkün olup olmadığını düşündüren, iz bırakan bir yapım.
Film Önerisi: Omar (2013)
Filistin’de yaşamanın ne anlama geldiğini, bir halkın inancıyla, direnişiyle nasıl ayakta kaldığını anlatan güçlü bir film. Omar, işgal altındaki Filistin’de geçen bir aşk, ihanet ve özgürlük mücadelesi hikâyesi.
Genç bir fırıncı olan Omar, çocukluk arkadaşlarıyla birlikte işgale karşı direniş gösterirken, İsrail askerleri tarafından yakalanır. İşkenceye maruz kalır ve işgalciler tarafından kendisine bir seçim sunulur: Ya ihanet edecek ya da sonsuza kadar hapse mahkûm olacaktır.
Bu film sadece politik bir dram değil, aynı zamanda Filistin halkının yaşadığı manevi ve ahlaki çatışmayı da anlatıyor. İnanç, adalet ve insanın kendi onuruna duyduğu sadakat, Omar’ın ana temaları arasında.
Direnişin yalnızca silahla değil, sabırla, imanla ve cesaretle de mümkün olduğunu gösteren Omar, Ramazan ayında izlenebilecek en güçlü yapımlardan biri.
Messiah ve Omar, farklı türlerde olsa da aynı gerçeği anlatıyor: İnanç, yalnızca ruhsal bir kavram değildir. Aynı zamanda bir mücadele biçimidir. Bazen insan, kendi kimliğini koruyabilmek için savaş vermek zorunda kalır. Bazen de dünya ona kim olduğunu hatırlatır…