Sonunda beklenen oldu ve az da olsa İstanbul’da kar kendini gösterdi.
Paylaşımlardan gördüğüm kadarıyla kar romantizmi çoktan başlamış bile.
Hakkı var; kar, hepimize kendimizi bir nebze olsun iyi hissettiriyor.
Bu yağış, uzun soluklu olur mu bilemem ama en azından beyaz örtüyü görmek bile içimizi ısıtmaya yetti.
Yollar kapanmadığı sürece bence kar her daim güzeldir. Sizi bilmem ama ben kış sevenlerdenim.
O yüzden de sizler bu yazıyı okurken ben Türkiye’den yaklaşık 15 bin kilometre öteye, dünyanın en soğuk yerine doğru yola çıkmış olacağım.
TÜRKİYE’NİN ANTARKTİKA YOLCULUĞU
Bundan tam bir yıl önce, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Mehmet Fatih Kacır’a, bilim insanlarının Antartika yolculuğunda onlara eşlik etmek istediğimi söylemiştim.
Açıkçası çok dikkate alacağını düşünmemiştim ama Sayın Kacır, verilen emeğe, ve insan ilişkilerine oldukça önem veren bir isim.
O yüzden bu ilk söylemimden tam 6 ay sonra TÜBİTAK tarafından aranarak Ulusal Antarktika Bilim Seferi yolculuğuna eşlik etmem istendi.
Tabii iş davetle de bitmiyor. Günler öncesinden bir tatbikata tabi tutulduk. Olası tüm senaryolar masaya yatırıldı. Bu da bence işin ne kadar titizlikse yürütüldüğünü görmek açısından oldukça dikkate değer.
Yaklaşık 2 ton lojistik malzeme ve bilimsel ekipman ile dünyanın en soğuk ve en kurak kıtası olan Antarktika’ya yolculuğumuz, titizlikle yürütülen bir sürecin ardından başladı. İnanıyorum ki bu yolculukta çok farklı deneyimler edinip, ülkem adına yeni şeyler öğreneceğim. Daha şimdiden çok kıymetli, güzel insanlarla tanıştım. 9. Antarktika Bilim Seferi yolculuğunda tüm süreci kayda alıyoruz. Anlık olarak takip etmek isteyenler sosyal medya hesaplarıma bir göz atabilir.
MUHALEFETİN DEPREM SINAVI
6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde bölgede olacağımı sizinle günler öncesinden paylaşmıştım. İsterdim ki burada size yapılan son çalışmalardan bahsedeyim ama maalesef muhalefetin stratejik hataları, çalışmaların önünde geçti.
CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in depremle ilgili eleştirilerini bölgede bulunan Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’a yönelttim. Sayın Kurum da tüm eleştirilere kendi penceresinden cevap verdi.
Bence CHP Genel Başkanı olmak çok zor bir şey arkadaşlar. Çünkü belli kalıplar var ve siz genel başkan dahi olsanız o kalıpların dışına çıktığınızda kemik kitleniz tarafından hemen hizaya gelmeniz için çaba sarf ediliyor. Ve bu yüzden partide bazı kalıplaşmış şeyleri değiştirmek hiç kolay olmuyor.
Deprem sürecinde elbette eksikler, hatalar oldu öyle ki, yaşanan bu yıkımdan sonra toplumun büyük bir kesimi ‘iktidar gitti gidecek’ diye düşündü ama öyle olmadı. Vatandaş Tayyip Erdoğan’a güvendi. Görünen o ki bu güven de boşa çıkmış değil çünkü bugün bakıldığında; Adıyaman’da Hatay’da ve depremden etkilenen diğer illerde yeniden inşa süreci hız kesmeden devam ediyor.
Kolay mı, hiç değil. 14 milyon kişiyi doğrudan etkileyen bir deprem. 500 bin bağımsız birimden bahsediliyor. 11 ilde toplam 518 bin konut yıkıldı veya ağır hasar aldı. Bu işler kağıt üzerinde anlatıldığı kadar kolay değil. Burada bence muhalefetin söylemi şu olmalıydı: Biz 2025’in sonuna kadar bekliyoruz, o zamana kadar da mağdur olan vatandaşlarımızın belediye olarak yanındayız. Siz de o vakte kadar inşaatları bitirin ve el birliğiyle bu süreci götürelim.
İnanın muhalefetin tutumu en başından beri böyle olsaydı toplumun tamamı tarafından takdir görecekti. Ama muhalefet, destek olmak yerine yine kalıplarının dışına çıkamadı ve şu an yapılan iş üzerinden iktidarı eleştirdi. Elbette buyurun eksikleri hep birlikte eleştirelim ama yapılanı görmezden gelmek bana çok hakkaniyetli gelmiyor.
Sözün özü 55 binden fazla canımızı yitirmiş olmak bile toplumdaki bu kutuplaşmayı bitiremedi. Akıl alır gibi değil.