Daha kaç çocuk ölecek?

Bana göre şu an, Türkiye’nin öncelikli sorunlarından biri hiç şüphesiz başıboş sokak köpeği meselesi. Bir köpek sahibi olarak bunu canıgönülden söyleyebilirim ki sokak köpeği sorunu, içinden çıkılamaz bir vaziyete dönüşmek üzere.

Geçen gün Konya’da 2 yaşındaki çocuğun köpek saldırısında ölmesi yine Erzurum’da 10 yaşındaki bir çocuğun ekmek almaya giderken köpek saldırısında ağır yaralanması gündemimizi buraya çevirdi.‌

Ne yazık ki bir saldırı ile hatırlanan bu mesele, kendini ‘hayvansever’ olarak tanımlayan bazı kesimlerce sabote ediliyor.‌

Artık ücra köylerden çıkarak şehirlerin merkezine kadar inen bu sorun, sokaklarımızı giderek güvensiz hale getiriyor. Bakın bu öyle bir sorun ki; can güvenliğinizden ülkenin turizmine kadar hemen her alanı etkiliyor.

ABD, Japonya, İsveç, Norveç, Hollanda, İrlanda, İngiltere, Fransa gibi ülkeler sırf bu sorun nedeniyle Türkiye’ye seyahat uyarısı yaparken maalesef başıboş köpek sorunu hayvanseverler ve yerel yönetimler arasında sıkışıp kalmış durumda.

Hükümet tavrını ortaya koyarak geçen yıl sokak hayvanları ile ilgili düzenlemeyi paylaştı. Üstelik düzenleme Meclis’ten geçerek yasalaştı. 

Bu yasaya göre, sokak hayvanlarının toplanması, sahiplenilene kadar, barınaklarda yahut şimdiki ismiyle rehabilitasyon merkezlerinde tutulmasına karar verildi. Yani ortada bir yasa var arkadaşlar.

Gelin görün ki merkezi hükümet ile yerel yönetimler arasında muazzam bir tezatlık var. Hükümet ‘toplatın’ diyor. Yerel yönetimlerin çoğu sözde hayvanseverlik maskesinin altına sığınıyor.

‌Arkadaşlar hiç kimse kusura bakmasın; topyekün çocuklarımızı ölümden korumalıyız. Ya sokak köpeklerini sahiplenip onlara yuva olalım ya da çocuklarımızın ölümlerine göz yummayalım.

ERDOĞAN’IN EN RAHAT SEÇİMİ‌

Hatırlayanınız var mıdır bilmem ama ben bundan aylar evvel, önümüzdeki ilk seçimin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en rahat seçimi olacağını söylemiştim. Sözlerimin bugün hala arkasındayım ve görüyorum ki süreç beni haklı çıkaracak.

Peki neden?

‌Bugün dönüp siyasetçisinden medya patronuna, programcısından gazetecisine kadar Erdoğan’ın karşısında konumlanan herkese bir bakın. Tek kelimeyle karmaşa.

‌İktidar geniş çaplı bir alan olmasına rağmen biz, bugüne değin AK Parti içerisindeki çekişmeleri, kavgaları belki de güç mücadelelerini hep Ankara kulislerine yansıdığı kadarıyla bildik. Bu da AK Parti’nin 20 küsur yıldır ayakta kalmasını sağladı. Halk, AK Parti’ye güvendi.

‌Şüphesiz bu durum, Erdoğan’ın lider duruşu ve partideki ağırlığı ile ilgili.

‌AK Parti’nin ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karşısında konumlananlarda ise durum tam tersi.

‌Kendisinini muhalif olarak adleden kanallarda medya patronları, programcılarla kavga ediyor. 

Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlucular partiyi şimdiden 2’ye bölmüş bile. Liderin kararları sorgulanıyor, her seferinde bir isim küsüp köşesine çekiliyor. 

Bu ve buna benzer çok sayıda örnek sayabiliriz. Üstelik CHP yerel seçimlerin hemen sonrasında oluşturduğu rüzgarı da kaybetmiş gibi görünüyor. AK Parti’nin oluşturduğu gündeme su taşıyor ve artık kendi gündemini oluşturamıyor.

‌Bakın göreceksiniz bu kargaşa seçime doğru daha da ayaklanacak ve muhalefet altılı masa sürecinde olduğundan daha karışık bir görüntü çizecek.

‌Dolayısıyla vatandaş güvenli alanı sever; ortaya bir karmaşa girdi mi, gözü korkan seçmen ‘ülke bunlara emanet edilmez’ diyerek yine bildiğinden şaşmaz.

‌Bu yazım da burada dursun; izleyip görelim. Görünen köy kılavuz istemez…

‌TRABZON’UN EVLADI YUVASINA DÖNDÜ

19 yıl…

Attığı goller…

Karadenizin dalgalarını anımsatan kişiliği…

Şahsına münhasır imajı… 

Sahadaki Trabzonlu’ydu Fatih Tekke.

İsyandı, tribündü, umuttu…

Dün gibi gözümüzün önünde anılar.

Nasıl üzerinden 19 yıl geçmiş? 

Şaka gibi…

Şimdi Trabzon’un evladı en zor zamanda geri döndü.

Bu kez saha kenarında. 

Gönlünü Trabzonspor’a vermiş bir taraftar olarak Fatih Tekke’nin basın toplantısında en az Fatih Tekke kadar heyecanlıydım.

Fırtına arkanda hocam.

Şimdi yarım kalan hikayeyi saha kenarında tamamlama zamanı. 

Camiamıza hayırlı olsun. 

Başa dön