Bu haftanın en sevindirici haberi şüphesiz mimar Ece Güner’in sağ salim bulunması. Hepimiz o kadar alıştık ki kötü sonla biten kayıp haberlerine, Ece Hanım’ın sağ bir şekilde bulunması yüreğimize su serpti.
Tabii bu kayboluş hikayesinde cevap bekleyen onlarca soru da hepimizin havsalasındaki yerini koruyor.
Ece Hanım nasıl kayboldu?
Bu olayda iş yerinde uğradığı iddia edilen mobbingin payı nedir?
Eşi, Ece Hanım’ın ruh halinden haberdar mıydı?
Ece Hanım, gece sıcaklığı eksilere düşen Belgrad Ormanı’nda nasıl hayatta kalabildi?
Eminim hem yetkililer hem Ece Hanım’ın yakın çevresi, bu soruların üzerine gidecektir ama şu an elbette herkesin önceliği Ece Hanım’ın sağlığı.
AFAD, UMKE ve diğer STK’lar büyük bir mücadele ile arama kurtarma faaliyetlerini yürütürken; bu süre zarfında, Ece Hanım’ın ailesi de bizzat arama kurtarma faaliyetlerine katıldı.
Beni burada en çok etkileyen ne oldu biliyor musunuz?
Ece Hanım’ın hayatta olduğunu öğrenen ailesi tüm ekibe teşekkür ederken orada bulunan İHH ekiplerini de unutmadı ve bizzat kendilerine teşekkür etti.
‘Yahu Adem ne var bunda olayın sıcaklığıyla ona mı dikkat edecekler?’ diyebilirsiniz. Ama bakın abartmıyorum, o tablonun oluşması için elleri bellerinde bekleyen o kadar çok insan var ki, sırf buradan bile bir ayrıştırma malzemesi çıkartılmasına engel oldukları için Ece Hanım’ın ailesini tebrik etmek lazım.
İnanın o kadar hoşuma gitti ki…
Normal şartlarda belki de dünya görüşlerinden dolayı bir araya gelmeyecek insanların söz konusu insan hayatı olduğunda nasıl iyilikte buluştuklarına bizzat şahitlik etmek beni oldukça duygulandırdı.
Bu yüzden dünya görüşü ne olursa olsun iyilikte buluşan herkese selam olsun.
DÜNYANIN EN BÜYÜK MOBİL TEKNOLOJİ FUARI
Barcelona’daydım.
Önceden akredite olduğum teknoloji fuarı için yollara revan oldum bu kez.
Takvimim çok sıkışık olduğu için ne kadar istesem de 2 günden fazla kalamadım.
Beni sosyal medyadan takip edenler de zaten konuya hakim…
En başta şunu bilhassa belirteyim burası teknoloji devlerinin yarıştığı inanılmaz bir fuardı.
200’den fazla ülkeden 2 bin 700 farklı katılımcı firmanın katıldığı bu fuarda, yapay zekadan güneş enerjisiyle çalışan cihazlara kadar pek çok trend görücüye çıktı.
Katılımcı profili de stant sahibi şirketlerin oldukça yüksekti…
Bir ara İspanya kralını dahi gördük stantlar arasında…
Türkiye’den de 33 şirketin katıldığı bu fuar, rüştümüzü ispatlamak açısından bence oldukça dikkate değer.
Artık yapay zeka trenlerinin başı çektiği dünyada, teknolojik gelişmelere seyirci kalmamak ve bizzat sürecin içerisinde yer almak gerekiyor.
Tabii yeter mi, elbette yetmez.
Bence Türkiye yakın zamanda bu alanda da oyun kurucu ülkelerden biri olmalı.
Çünkü böyle organizasyonlarda ülkesini temsil eden insanların sayısı ne kadar artarsa Türkiye’nin de oradaki lobicilik faaliyetleri, o denli artar.
Buraya destek veren, öncülük eden herkese kurum ayırt etmeksizin teşekkür etmek lazım.
Birçok imza törenine katıldığımız bu fuar, benim açımdan da yine bolca deneyim kazandığım bir program oldu.
TRUMP DENİNCE AKLIMA GELENLER
Dünyada yeni bir savaş başlatmak isteyen tam bir savaş çığırtkanı
Dünyanın en apolitik ülkelerini kendisine karşı milliyetçi saiklerle birleştirebildi
Basit bir başkan değil, aynı zamanda kültürel bir fenomen…
Siyasi zekayla değil, acımasız bir ticari kafayla hareket ediyor
Başka ülkelerin topraklarına göz diken bir simsar…
Trump başkan olduğunda burada bir yazı kaleme almıştım.
Trump’ın ilk döneminde herkes onun bir dünya savaşı çıkartacağından korkuyordu.
Ancak bu kez göreve geldiğinde ise herkes ondan dünyaya barış getirecek beklentisindeydi…
Trump ilk dönemi Amerikan müesses nizamının da güçlü duruşuyla kazasız belasız atlatılmış.
Ancak bu kez durum farklı.
ABD’de kurumlar da silikon vadisinin öncülüğündeki özel sermaye de Trump’a biat etmiş durumda.
Trump da buradan aldığı cesaretle şımarık bir çocuk gibi davranıyor.
Gazze için paylaştığı rezil video, Grönland için yaptığı açıklamalar, Kanada hakkındaki sözleri, Zelensky ile canlı yayında yaşadıkları tartışmalar…
Don’t Look Up filmindeki Başkan Orlean karakteri…
O halde ne diyelim; 51 Kanada, 52 Panama, 53 Grönland…
Sonumuz hayrola…