Bugünün gündem yazısı büyük oranda pazartesi akşamından hazırdı.
Ancak bambaşka bir güne uyandık.
Bir yangın bizden onlarca canı kopardı.
Çok üzgünüm.
Ve elimden hiçbir şey gelmediği için de kendimi çok çaresiz ve kırılgan hissediyorum.
Ben de yangın sırasında Bolu’daydım.
Büyük oğluma karne hediyesi olsun diye ailecek sömestir tatilindeydik.
Aslında bugün aramızda olmayan birçok insanın da niyeti bu değil miydi?
Ne acı…
Hayat ya da kader; adına ne derseniz deyin…
Bizim de tatil planımızda onlarca insana mezar olan bu otelde kalmak vardı.
Zaten bölgenin bilindik en büyük otellerinden bir tanesi…
Aile içi bir sebepten dolayı bu oteli son anda değiştirme kararı aldık…
Bu otele yakın bir yerde konaklamaya başladık.
O yüzden de bölgeye ilk ulaşan gazetecilerden biri bendim…
Her neyse… Burada konu ben değilim…
Sabaha karşı 04.30-05.00 sularında helikopter seslerine uyandım.
Tabii bu saatte bu kadar helikopter sesine bir anlam veremedim.
Olağan dışı bir şeylerin yaşandığının farkındaydım.
Aklıma bir helikopterin düştüğü, diğer helikopterlerin de onu aradığı geldi.
Malum geçtiğimiz yıllarda Bolu’da böyle bir helikopter kazası yaşanmıştı, ben de süreci takip etmiştim.
O nedenle aklıma ilk gelen helikopter kazasıydı.
Hemen üstümü giyinip dışarı çıktım.
Olayı anlamaya çalışıyordum.
Bir itfaiye aracının acı sireniyle hızla geçtiğini gördüm.
Çok uzaklardan onlarca itfaiye aracının sesi de birbirine karışıyordu.
Hızla aracıma koşup itfaiyenin gittiği yöne doğru yola koyulduğumda gökyüzündeki kırmızılığı görünce yangın olduğunu anladım.
Zaten birkaç dakika içerisinde de yangın bölgesindeydim…
Sonrası…
Sonrası malum…
Şimdi otelle ilgili genel durumu değerlendirmeden birkaç kelam etmem gerekiyor.
Bu işin partisi, siyasi görüşü yok.
Onlarca canımızı kaybettik. Bunların içinde ne yazık ki minicik evlatlarımız, gencecik fidanlarımız da var…
Bunun hesabını birileri vermeli.
İnsan hayatı bu kadar ucuz olmamalı.
Başkalarının ihmallerini masum insanlar canlarıyla ödememeli.
Kimin toplu iğne başı kadar kusuru varsa, kim bir şeyleri görmezden gelmişse, kimin bu ihmaller zincirine dahli varsa hukuk önünde bunun hesabını vermeli! NOKTA
Gelelim diğer konuya…
Otel o kadar problemli ki daha iş temelden sorunlu başlamış.
Otelin alt tarafına geçiş yok.
Hiçbir şekilde bırakın itfaiye kamyonunu minik bir araçla bile geçiş yolu yok.
Otelin bir cephesi yamaç…
Gerçekten şunu merak ediyorum: Bu otel inşa edilirken herhangi bir kriz anında bu otelin nasıl tahliye edileceği veya müdahale edileceği hiç düşünülmedi mi?
Bitti mi ? Hayır…
Bu otelin yangın sensörü, duman sensörü yok mu?
Bu yangın bir anda dev bir alev topu olarak başlamadı ya?
Daha yangının ilk saniyelerinde söndürme sistemi devreye girseydi, uyarı alarmı çalsaydı sonuç böyle olur muydu?
Bitmedi…
Otel çalışanlarına hiç mi afet durumu, acil durum eğitimleri verilmedi?
Yangın anında yüzlerce misafir bilmedik koridorlarda koşuştururken hiç kimse onlara yardım etmedi mi?
Otel görevlileri henüz daha yangın büyümemişken bir şekilde hem tahliye hem de söndürme çalışmalarında organize olabilseydiler sonuç böyle olur muydu?
Çalışanları suçlamıyorum yanlış anlaşılmasın.
Ama otel gibi, uçak gibi, otobüs gibi, hastane gibi yerlerde çalışanların bazı sorumlulukları vardır. Ben sadece bundan bahsediyorum…
Tabii tüm bu saydıklarımı denetleyecek kurumların da dev gibi bir ihmali gözler önünde…
İnanın bu satırları yazarken sizlerden zerre farkım yok.
Ne hissediyorsanız, nasıl bir öfkeye sahipseniz ben de sizlerle bu hisleri paylaşıyorum.
O nedenle de burada sizin sesiniz olmaya çabalıyorum.
İnsanlar gözümüzün önünde yanarak, camlardan atlayarak, dumanda boğularak can verdiler.
Bizimse elimizden hiçbir şey gelmedi…
Afetten kurtulmanın en kesin yolu afetten korunmaktır.
Önlemdir.
Bilinçli olmaktır.
Sorumluluklarını yerine getirmektir.
Sorumluları denetlemektir.
O yüzdendir ki onlarca insanımızı kaybettiğimiz bu vahim olayın peşini bırakmamak hepimizin yükümlülüğüdür.
Ben bir vatandaş, bir baba, bir gazeteci olarak bu otel yangınının takipçisi olacağım.
Bilirkişi raporundan mahkemesine kadar elimden geldiği kadar süreçleri size aktaracağım.
Bir sabah daha acıyla uyanmamak için, bir kez daha başımızı ellerimizin arasına alıp çaresizce durmamak için, dişimizi sıkarak yaşananları izlememek için Bolu’da yaşananları unutmayalım… Hayatını kaybeden onlarca canımızı unutmayalım…
Başımız sağ olsun…