Lucinda Berry'in gerilim ve psikolojik romanı: Kusursuz Çocuk
Haber Merkezi

Dr. Lucinda Berry’nin kaleme aldığı Kusursuz Çocuk, hem çocukluğun hem de ebeveynliğin sert bir örneğini gösteren bir psikolojik gerilim romanı. Kitabın oldukça ses getirmesinin en büyük sebeplerinden biri de yazarının çocukluk çağı travması üzerinde çalışan tecrübeli bir klinik psikolog ve araştırmacı olması. Bu önemli ayrıntı, kitabı okur için oldukça gerçekçi kılmış ve gerilim dozunu da artırmış.

Ebeveynlik, annelik, çocuk sahibi olma özgürlüğü gibi konular son zamanlarda çok daha cesurca ve yoğun olarak tartışılmaya başlandı. Özellikle genç kuşak bu konuda oldukça radikal fikirler ortaya atabiliyor.

Çocukluğun insanın kara kutusu olduğu gerçeği bilimsel olarak da kabul edildiği için, insan psikolojisinin değişkenleri, travmaların geçip geçmeyeceği de insanların çocuk sahibi olup olmama kararını günümüzde oldukça etkiliyor.

Kitapla ilgili bir diğer nokta da evlat edinmenin, koruyucu aile olmanın muhtemel korkunç dezavantajları üzerine odaklanıyor. Tabii ki bu kitapta anlatılanlar istisnai ve uç bir örneği anlatıyor, ne de olsa bir gerilim romanı evet ama okuyucuya da “Benim başıma bu gelebilir mi?” diye sorduracak kadar gerçekçi.

BÜYÜK HAYRAN KİTLESİ KAZANDI

Ayrıntılı çocuk ve hayvan istismarı anlatımları ve final biçimi konusunda eleştiriler de alan Kusursuz Çocuk, çok okunan ve beğenilen bir kitap olarak yazara büyük bir hayran kitlesi kazandırdı.

Sayfa: 368

KİTABA DAİR...

Çocuklarının olmasını her şeyden çok isteyen genç bir çiftin, istediklerini elde ettiklerinde tahmin etmedikleri sonuçlarla yüzleştikleri, her sayfasında tüyler ürperten bir gerilim. Hannah ve Christopher Bauer, aynı hastanede çalışan, mutlu evlilikleri ve düzenli hayatları olan bir çifttir. Bu mutlu tabloda tek eksik bir çocuktur.

Bir gün, hastaneye altı yaşında kimsesiz bir çocuk getirilir ve Christopher, Janie’yle tanışır tanışmaz bağ kurar. Hannah’yı da ikna ettikten sonra Janie’yi evlat edinmeye karar verirler. Ama Janie sıradan bir çocuk değildir.

Christopher’a karşı sevgi doluyken Hannah’yla bir türlü anne-kız ilişkisi kuramazlar. Hannah da Christopher da bu durumun baskısıyla mücadele etmeye çalışırken Janie’nin sırlarla dolu geçmişi hepsini daha da karanlık bir noktaya sürükleyecektir.