Fatih Gezer'den erkek egemenliğin sorunlarına tarihsel bir bakış: Firuzan
Haber Merkezi

1973’te doğan Firuzan, ruhlar arasında yolculuk ederken büyük büyük ninesi Umay’dan başlayarak dört kuşak boyunca kadınların yaşadıkları bireysel ve toplumsal felaketlere tanıklık ediyor.

Erkek egemen bir dünyada kadınların yaşamlarını şekillendiren farklı bakış açılarıyla anlatılan bu roman, tarihsel bir panorama sunarken, aynı zamanda güçlü bir eleştirel dille toplumsal hafızayı sorguluyor.

Kitabın en dikkat çekici özelliklerinden biri, yazarın bestelemiş olduğu müziklerin dramatik sahnelerin atmosferini desteklemesi. Okurlar, kitapta yer alan QR kodları aracılığıyla bu özgün müziklere erişerek romanın çok katmanlı yapısını daha derinlemesine deneyimleyebilecekler.

Fatih Gezer'in Everest'teki dördüncü kitabı Firuzan, bireysel ve toplumsal bellek, kadınların kuşaklar arası deneyimleri ve geçmişle yüzleşme temalarını merkezine alan, edebi derinliği ve anlatı yenilikleriyle dikkat çeken bir eser. Roman, Fatih Gezer’in etkileyici üslubu ve kurgusuyla, okurları zaman ve mekân içinde unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.

Sayfa:224

DÖRT KUŞAKLIK BİR YOLCULUK

Gencecik yaşında yaşamdan vazgeçen Firuzan, arafta bekleşen tüm ruhlar arasında kendini anlatacak kadınları seçiyor, sözü onlara veriyor. Böylece büyük büyük ninesi Umay’dan başlayarak kendi kızına kadar yaşananları kapsayan, bu coğrafyaya yayılmış bireysel ve toplumsal felaketlere dokunan bir anlatı örüyor.

Kuşaklar arasında aktıkça değişen bakışıyla erkeklerin kalem oynattığı tarih hikâyesine başkaldıran bir küçük destan Firuzan. Mizahi, renkli ve sürprizli bir üslupla aktarılan hikâye, üç asır süren dört kuşaklık bir yolculuğa davet ediyor.

ÖDÜLLÜ ROMANCI

Ölüler Kıraathanesi ile Vedat Türkali İlk Roman Ödülü’nü kazanan yazar Fatih Gezer, dördüncü kitabına müzisyen kimliğini de ekleyip satır aralarını Firuzan’a özel bestelediği ve seslendirdiği şarkılarla destekliyor. Kendine hayrı olmayan bir şifacıydı Hacı Anne. Bilmem ne otlarını harmanlayıp bir deva bulamadı da, vakti zamanında yaralarını iyileştirmeye gayret ederken bulduğu bir ilacı sundu ikimize: Unutmak. Örttük üstünü. Zamana teslim ettik derdimizi.